![]() |
MUKARNAS
Ana Sayfa - Profilim - Arşiv - ArkadaşlarımDÜŞ YOLCULARI 4 - BOZAN YAMANTarih: 13/4/2006 07:31 - Yorum yaz
-Şair Bozan Yaman İle Söyleşi-
"Bozan Yaman kimdir? Yaşamınız hakkında okurlarımızı bilgilendirir misiniz?" 1964 Urfa (Suruç) doğumluyum. İlköğrenimimi köyümde, ortaöğrenimi beş kilometre uzaklıktaki ilçeye, her gün yürüyerek gidip gelerek yaptım. Lise ikinci sınıfın sonunda(1980) ara verip, Almanya'da işçi olan babamın yanına gittim. İki yıl sonra dönüp öğrenimime devam ettim.1987'de Ankara Üniversitesi DTCF Türk dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Zonguldak, Kastamonu, yedi yıl Batman ve şimdi Muğla... Her birinde yüreğimin bir bölümünü bıraktığım duraklarımla bugüne kadarki yolculuğum kısaca böyle. "İlk şiir damlacıkları ne zaman yüreğinize serpildi ve neden şiir?" Şimdi düşünüyorum da, çocukluğumda başladığına göre şiir sevgim ve ilgim, ilk kıvılcım dengbejlerin yanık ezgilerinden gelmiş olmalı, diyorum. Baqî Xido, M.Arif Cizrawî, Cemil Horo ve benzerlerinden dinlediğim ve sanırım beni erken olgunlaştıran kılamlar, Türkçe ve yazı öğrenip tanışacağım Türkçe şiirlerden önce, şiire ve şiirsel duyarlığa yönlendirmiş olmalı beni. "Edebiyatın başka alanlarında da çalışmalarınız var mı?" Şiirin dışında, yazılmış yazılar ve birkaç öykü var. Ama bir sürü de öykü taslağı bekliyor çekmecemde. "Daha çok Mezopotamya kültüründen besleniyorsunuz, şiirlerinizde ağıdın soluğunu hissetmemizin bununla bir ilgisi var mı?" Mezopotamyalı, hatta 'dünyanın doğusu'ndan seslenen bir şiir yazmak istediğim doğru. Mezopotamya'nın hikayesi, köz ve külün hikayesidir. Külün içinde, her zaman köz vardır. Bu, Mezopotamya insanının yalnızca günümüzde değil, tarih boyunca sevinci ve acıyı hep iç içe yaşamak zorunda kalmasından kaynaklanan bir trajediyi birlikte getirmiştir. Bu bölge insanlarından biri olarak yazdığım şiirlerde 'bir yanık kokusu' olması doğaldır sanırım. "Yüzünüze daha çok tebessüm yakışıyorken, yürek ve aklın bileşiminden doğan şiirleriniz neden hüzünlü bir ırmak gibi akıyor içimize? Beşinci mevsiminiz hüzün mü?" Önce, hüznün benim için bir 'tercih' olmadığını söylemeliyim. Ama hüznün tercih ettiği bir konaksa yüreğim, ne yapabilirim. "Türk ve dünya edebiyatından kimleri okursunuz ve kimden etkilendiniz daha çok?" Marquez, Borges, Necip Mahfuz, Gorki, İstrati, O.Kemal, Y.Kemal roman ve öykülerini etkilenerek okuduğum yazarlar. Brecht, Neruda, Furuğ Ferruhzad, Ritsos, Cigerxwin, Nazım, Cemal Süreya, Ahmed Arif, Metin Altıok, Şükrü Erbaş şiirlerini her zaman severek okuduğum şairler. Özel olarak etkilendiğim tek bir şair yok ama, bütün şairlerden, daha doğrusu bütün 'iyi' şiirlerden etkilenmişimdir. "Bir dergi arşivinizin olduğunu biliyoruz. Daha çok ilkler sizi çekiyor. 'ilk'in hayatınızdaki özel anlamı nedir?" Dergilerin ilk sayılarını, çıkış nedenleri, manifestoları bu sayılarında olduğu ve bütün başlangıçları heyecan verici bulduğum için arşivliyorum. "Şiir ve aşk… Birini diğerinden ayrı düşünemiyor insan. Şiir gibi bir aşk mı veya aşk gibi bir şiir mi ya da ikisi de birer tutku mu şair için?" Şiir, yaşam ve aşk... Üçü de iç içe ve üçünün de tutkusuz pek olabileceğini sanmıyorum. Olsa da tatsız tuzsuz olur. "Yaşamın karabasana döndüğü bir dönemde Batman'da görev yaptınız. Nice trajediye tanıklık ettiniz. Batmanda tanık olduğunuz ya da yaşadığınız acılar sizde ve şiirinizde ne gibi değişimler yarattı?" Batman'da yaşadığım yılların, yaşamımda hiç silinmeyecek izler bıraktığını söyleyebilirim. Yaşanan dostluklar, çekilen acılardan payıma düşenler ve sevgili öğrencilerimle kurduğumuz sıcak ilişkiler... Bunların hepsinin izdüşümü şiirlerde, (yazılacak)öykülerde. "Doğduğunuz, büyüdüğünüz coğrafyayı özlüyor musunuz? Harran ovasının mistik ve büyüleyici güzelliği kimi zaman aklınızı çeliyor mu ve yollara düşme sevdasına kapılıyor musunuz?" Özlem duygusunun, acı veren, ama aynı zamanda yaşamın değerini anlamamızı sağlayan güzelleştirici bir yönü olduğunu düşünüyorum. Yüreğimi geçmişimin coğrafyasına böldüğümü de söylemiştim galiba. "Simurg olmayı düşündünüz mü hiç? Aradığınızın kendiniz olduğunu ne zaman fark ettiniz?" Varış yerinde, o 'otuz kuş'tan biri olmak isterim elbette. Ama Simurg olduğumu fark ettim mi? Ne zaman fark ettim? Bilmiyorum. Kendimi bulacağım o vadiye gitme kararlılığımda bir değişme yok, diyebilirim. Gözde KARAASLAN |
![]() |